“Tek başına yapabiliyor ama ben söylemeden başlamıyor.”

“Öğretmeni soruyu soruyor, cevabı biliyor ama mutlaka birinin ilk kelimeyi söylemesini bekliyor.”

“Montunu giyebiliyor fakat ‘Hadi montunu giy’ denmeden harekete geçmiyor.”

Bazı çocuklar bir beceriyi öğrenmiş görünmesine rağmen o beceriyi başlatmak veya tamamlamak için yetişkinin sözünü, işaretini, bakışını ya da fiziksel yardımını bekleyebilir. Özellikle özel eğitim sürecinde çok fazla ve uzun süreli yardım kullanıldığında çocuk, yapılacak işten çok yetişkinin verdiği ipucunu takip etmeyi öğrenebilir.

Bu durum özel eğitimde ipucu bağımlılığı olarak adlandırılabilir.

Buradaki mesele çocuğun “üşengeç” olması değildir. Asıl soru şudur: Çocuk beceriyi gerçekten bağımsız mı yapıyor, yoksa ne yapacağını anlamak için sürekli başka bir kişinin yardımını mı bekliyor?

İpucu Nedir?

Yeni bir beceri öğretirken çocuğun doğru davranışı gerçekleştirmesine yardımcı olmak amacıyla çeşitli destekler kullanılabilir.

Örneğin yetişkin:

“Çantanı yerine koy.”

diyebilir.

Çantanın bulunduğu yeri gösterebilir.

Çocuğa görsel bir rutin sunabilir.

Gerekirse başlangıçta fiziksel olarak yardımcı olabilir.

Bunların tamamı farklı türlerde ipuçlarıdır.

İpuçları yanlış değildir. Hatta birçok becerinin öğretiminde oldukça değerlidir. Sorun, başlangıçta gerekli olan desteğin çocuk öğrendikçe azaltılmamasıdır.

Bisikletin yan tekerleklerini düşünün. İlk gün oldukça işe yararlar. Ama çocuk bisikleti kullanmayı öğrendikten yıllar sonra hâlâ yan tekerleklerle dolaşıyorsa artık desteğin kendisini konuşmamız gerekir. 🙂

“Hadi” Demeden Hiçbir Şeye Başlamıyorsa

Sabah hazırlanma rutinini düşünelim.

Çocuk yatağından kalkıyor.

Anne:

“Hadi pijamanı çıkar.”

Çocuk çıkarıyor.

“Hadi tişörtünü giy.”

Giyiyor.

“Şimdi pantolon.”

Giyiyor.

“Çorabını da giy.”

Onu da yapıyor.

İlk bakışta çocuk bütün giyinme becerilerini gerçekleştiriyor gibi görünür. Gerçekten de tek tek hareketleri yapabiliyor olabilir.

Ancak anne hiçbir şey söylemediğinde çocuk ilk basamaktan sonra bekliyorsa başka bir beceri üzerinde çalışmak gerekebilir:

Bir rutinin basamaklarını yetişkin hatırlatmadan sürdürebilmek.

Bu noktada hedef yeniden tişört giymeyi öğretmek değildir. Hedef, çocuğun zaten yapabildiği davranışları daha bağımsız şekilde başlatabilmesi ve sıraya koyabilmesidir.

Yetişkinler Farkında Olmadan Fazla Yardım Edebilir

Bir çocuğun zorlandığını görmek yetişkin için rahatsız edici olabilir.

Ayakkabısını giymeye çalışır.

Biraz bekler.

Yetişkin hemen:

“Önce aç, ayağını koy, çek.”

demeye başlar.

Çocuk yapboz parçasını bulamaz.

Yetişkin birkaç saniye içinde doğru parçayı gösterir.

Çocuk soruya cevap vermeden düşünür.

Yetişkin cevabın ilk hecesini verir.

Bütün bunların arkasında iyi bir niyet vardır: Çocuğun başarılı olmasını sağlamak.

Ancak yardım çok hızlı geldiğinde çocuk düşünmek, denemek, hata yapmak ve çözüm üretmek için yeterli fırsatı bulamayabilir.

Bazen yapılabilecek en faydalı şey birkaç saniye beklemektir.

Sessizlik yetişkin açısından uzun gelebilir. Çocuğun açısından ise cevabı oluşturmak için ihtiyaç duyduğu süre olabilir.

Bir Beceriyi Yapabilmek ile Kendiliğinden Yapmak Aynı Şey Değildir

Özel eğitimde önemli ayrımlardan biri budur.

Çocuk:

“Su ister misin?”

sorulduğunda “Su” diyebilir.

Peki susadığında kendiliğinden su istiyor mu?

Öğretmen:

“Arkadaşına merhaba de.”

dediğinde selam verebilir.

Peki sınıfa girdiğinde uygun durumda kendiliğinden selamlıyor mu?

“Ellerini yıka.”

denildiğinde bütün basamakları tamamlayabilir.

Peki tuvaletten çıktıktan sonra hatırlatma olmadan lavaboya yöneliyor mu?

Bir becerinin yetişkin yönergesinden sonra yapılması elbette değerlidir. Ancak günlük yaşamda bağımsızlık için bazı davranışların doğal durumlar ortaya çıktığında kendiliğinden başlaması gerekir.

İpuçları Nasıl Azaltılabilir?

İpuçlarını bir anda tamamen kaldırmak her çocuk için uygun olmayabilir.

Çocuk sürekli sözel yardım alıyorsa önce daha az belirgin bir desteğe geçilebilir.

Örneğin her basamağı söylemek yerine banyoya asılan basit bir görsel rutin kullanılabilir.

Çocuk:

“Şimdi ne yapacağım?”

diye sorduğunda doğrudan cevabı vermek yerine görsele yönelmesi desteklenebilir.

Zamanla görsel desteğin de azaltılması planlanabilir.

Başka bir örnekte çocuk montunu giymesi için sürekli:

“Montunu giy.”

yönergesini bekliyorsa kapının yanındaki mont veya dışarı çıkma rutini doğal işaret haline getirilebilir.

Amaç bir yardımı başka bir yardıma sonsuza kadar değiştirmek değildir.

Amaç, çocuğun mümkün olduğunca çevredeki doğal ipuçlarını kullanmasını sağlamaktır.

Çocuğun Hata Yapmasına Biraz Alan Bırakmak

Bağımsızlık gelişirken küçük hatalar kaçınılmazdır.

Çocuk tişörtünü ters giyebilir.

Yanlış çekmeceyi açabilir.

Çantasına bir eşyayı koymayı unutabilir.

Bir problemi çözmek için ilk denemesinde işe yaramayan bir yöntem kullanabilir.

Güvenlik açısından sorun oluşturmayan her hatayı anında düzeltmek zorunda değiliz.

Bazen çocuk hatasını kendisi fark edip düzeltebilir.

Bu deneyim yalnızca ilgili beceriyi değil; problem çözme, öz kontrol ve kendi davranışını değerlendirme gibi başka becerileri de destekler.

Sürekli yetişkin tarafından düzeltilen bir çocuk ise zamanla kendi yaptığı işi kontrol etmek yerine yetişkinin yüzüne bakarak:

“Doğru yaptım mı?”

cevabını arayabilir.

Evde Bağımsızlığı Desteklemek İçin Neler Yapılabilir?

Öncelikle çocuğun gerçekten yapabildiği becerileri belirlemek gerekir.

Sonrasında yetişkin kendisine şu soruyu sorabilir:

“Burada verdiğim yardım gerçekten gerekli mi?”

Çocuk ayakkabısını bağlayabiliyorsa her sabah onun yerine bağlamak zaman kazandırabilir fakat bağımsızlık fırsatını azaltır.

Çocuk tabağını mutfağa götürebiliyorsa yemek sonrasında bunu onun yerine yapmak zorunda değiliz.

Çocuk istediği oyuncağı kendisi isteyebiliyorsa yetişkin daha çocuk bakar bakmaz oyuncağı vermek yerine iletişim başlatması için kısa bir fırsat bırakabilir.

Burada amaç aile hayatını eğitim programına çevirmek değildir.

Günlük yaşam zaten yüzlerce doğal öğrenme fırsatı sunar.

Her Yardımı Kaldırmak Doğru mu?

Hayır.

Bağımsızlık, çocuğu ihtiyaç duyduğu destekten mahrum bırakmak anlamına gelmez.

Bazı çocuklar belirli becerilerde uzun süre görsel, sözel veya başka tür desteklere ihtiyaç duyabilir. Ayrıca çocuğun gelişim düzeyi, öğrenme özellikleri ve becerinin karmaşıklığı dikkate alınmalıdır.

Önemli olan desteğin alışkanlık nedeniyle mi yoksa gerçekten gerekli olduğu için mi sürdüğünü ayırt edebilmektir.

Çocuk bir beceriyi henüz öğrenmemişse yardım vermemek öğretim değildir.

Ancak çocuk beceriyi yapabilecek düzeye geldiği halde yetişkin aynı yoğunlukta yardım etmeye devam ediyorsa bağımsızlaşması için yeterli fırsat oluşmayabilir.

Özel Eğitimde Hedef Sadece “Yapıyor” Olmamalı

Bir eğitim hedefi değerlendirilirken:

“Bu beceriyi yapabiliyor.”

demek bazen eksik kalır.

Şunları da sormak gerekir:

Ne kadar yardım alıyor?

Kim hatırlatıyor?

Kendiliğinden başlatabiliyor mu?

Farklı ortamlarda kullanabiliyor mu?

Yetişkin ortamdan çekildiğinde beceri devam ediyor mu?

Gerçek bağımsızlık çoğu zaman bu soruların cevaplarında ortaya çıkar.

Özel eğitimin önemli amaçlarından biri çocuğun hayatına sürekli yeni yetişkin yardımları eklemek değil, uygun olduğunda bu yardımları sistemli biçimde azaltabilmektir.

Çünkü bazen gelişimin en önemli göstergesi çocuğun yeni bir şey öğrenmesi değil, dün bir yetişkinin yardımıyla yaptığı şeyi bugün biraz daha az yardımla yapabilmesidir.

Özel Pera İzmir


Bilgi almak için hemen arayın