
Çocuğun gelişimini desteklemek için her zaman özel materyallere, pahalı oyuncaklara veya uzun çalışma saatlerine ihtiyaç yoktur.
Evde yaptığımız birçok günlük iş; dikkat, dil, yönerge takip etme, problem çözme, sıra bekleme ve bağımsızlık gibi becerileri desteklemek için doğal fırsatlar sunar.
Önemli olan günlük yaşamı sürekli bir “derse” dönüştürmek değil, zaten yaptığımız işlerin içine küçük öğrenme fırsatları yerleştirmektir.
Pera İzmir’de özel eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarında da ailelere verdiğimiz en önemli mesajlardan biri budur: Çocuğun öğrendiği becerilerin yalnızca eğitim ortamında kalmaması, günlük yaşama taşınması gerekir.
Eşleştirme Çalışmalarını Günlük Eşyalarla Yapabilirsiniz
Eşleştirme becerisi birçok öğrenme alanının temelinde yer alır.
Evde bunun için özel kartlar hazırlamak zorunda değilsiniz.
Çamaşırları toplarken:
“Aynı çorabı bulabilir misin?”
diyebilirsiniz.
Çatal ve kaşıkları ayırabilirsiniz.
Aynı renkteki oyuncakları birlikte bulabilirsiniz.
Marketten aldığınız ürünleri gruplandırabilirsiniz.
Burada amaç çocuğun hızlı cevap vermesi değil, benzerlikleri fark etmesi ve dikkatini etkinlik üzerinde sürdürebilmesidir.
“Bana Getir” Oyunu ile Yönerge Takibini Destekleyin
Günlük yaşamın en kolay çalışmalarından biri basit yönergelerdir.
“Bana kaşığı getir.”
“Topu kutuya koy.”
“Kitabı masaya bırak.”
Başlangıçta tek basamaklı yönergeler kullanılabilir.
Çocuk rahatlıkla yapmaya başladığında:
“Kalemi al ve masaya koy.”
gibi iki basamaklı yönergelere geçilebilir.
Ancak çocuğun seviyesinin çok üzerinde yönergeler vermek işleri zorlaştırabilir.
Sürekli:
“Dinlemiyor.”
demeden önce verdiğimiz yönergenin çocuk için anlaşılır olup olmadığına bakmak gerekir.
Mutfakta Birlikte Çalışın
Mutfak çocuklar için oldukça zengin bir öğrenme ortamıdır.
Birlikte yemek hazırlarken çocuk:
malzemeleri isimlendirebilir,
sıralama yapabilir,
miktar kavramlarını öğrenebilir,
bekleyebilir,
karıştırma ve dökme gibi motor becerileri kullanabilir.
Örneğin sandviç hazırlarken:
“Önce ekmeği alıyoruz. Sonra peyniri koyuyoruz.”
diyebilirsiniz.
Daha sonra:
“Şimdi sırada ne vardı?”
diye sorabilirsiniz.
Bu tür küçük görevler hem dil becerilerini hem de günlük yaşam bağımsızlığını destekler.
Çocuğa Küçük Ev Sorumlulukları Verin
Çocuğun gelişimini desteklemek yalnızca akademik çalışma yapmak değildir.
Masaya peçete koymak,
oyuncaklarını kutuya yerleştirmek,
kirli kıyafetini sepete atmak,
kendi çantasını belirli bir yere bırakmak,
bitkileri sulamak
gibi görevler önemli günlük yaşam becerileridir.
Başlangıçta yetişkinle birlikte yapılabilir.
Çocuk öğrendikçe yardım azaltılabilir.
Burada önemli olan çocuğun yapabileceği işi onun yerine sürekli tamamlamamaktır.
Bir işi daha yavaş yapması, o işi yapamayacağı anlamına gelmez.
Hikâye Anlatmayı Günlük Yaşamda Kullanın
Dil gelişimini desteklemek için sürekli masa başında kart çalışmak gerekmez.
Akşam:
“Bugün okulda ne yaptın?”
sorusu bazı çocuklar için fazla geniş olabilir.
Bunun yerine daha somut sorular kullanılabilir:
“Bugün kimle oynadın?”
“Bahçeye çıktınız mı?”
“En çok hangi etkinliği sevdin?”
Fotoğraflardan da yararlanabilirsiniz.
Ailece çekilmiş bir fotoğrafa bakarak:
“Burada neredeydik?”
“Kim vardı?”
“Sonra ne yaptık?”
gibi sorular sorulabilir.
Bu çalışmalar olay sıralama, hatırlama ve anlatım becerilerini destekleyebilir.
Sıra Beklemeyi Oyun İçinde Öğretin
Sıra beklemek yalnızca çocukların sosyal ortamlarda uyması gereken bir kural değildir.
Aynı zamanda dikkat, dürtü kontrolü ve sosyal iletişim becerisidir.
Top yuvarlama,
basit kutu oyunları,
kule yapma,
arabayı sırayla sürme
gibi etkinlikler kullanılabilir.
“Şimdi benim sıram.”
“Şimdi senin sıran.”
ifadelerini kullanabilirsiniz.
Başlangıçta bekleme süresini kısa tutmak önemlidir.
Çocuktan bir anda birkaç dakika boyunca beklemesini beklemek yerine birkaç saniyelik başarılarla başlanabilir.
Problem Çözmesi İçin Biraz Zaman Tanıyın
Çocuk bir oyuncak kutusunu açamadığında yetişkin hemen yardıma koşabilir.
Ayakkabısını giyerken zorlandığında tamamlayabilir.
Yapboz parçasını bulamadığında doğru parçayı gösterebilir.
Bunların tamamı iyi niyetle yapılır.
Ancak çocuk her zorlandığında yetişkin çözümü hemen verirse problem çözme fırsatları azalabilir.
Güvenli olduğu durumlarda birkaç saniye bekleyebilirsiniz.
Çocuğun denemesine fırsat verin.
Gerekirse daha sonra küçük bir ipucu sunun.
Ama bütün işi onun yerine tamamlamayın.
Evde Sürekli Soru Sormayın
Bazı aileler gelişimi desteklemek amacıyla gün boyunca:
“Bu ne?”
“Bu hangi renk?”
“Bu ne yapıyor?”
“Kaç tane var?”
gibi sorular sorabilir.
Bu sorular zaman zaman kullanılabilir ancak iletişim yalnızca soru-cevap şeklinde ilerlememelidir.
Çocuk kırmızı arabayla oynuyorsa:
“Bu ne renk?”
demek yerine bazen:
“Kırmızı araba çok hızlı gidiyor.”
şeklinde model olmak daha doğal olabilir.
Çocuk böylece dili yalnızca doğru cevabı vermek için değil, iletişim kurmak için duyar.
Hataları Sürekli Düzeltmeyin
Çocuk yeni bir beceri öğrenirken hata yapması beklenir.
Her hatada:
“Hayır.”
“Yanlış.”
“Bir daha yap.”
demek çalışma isteğini azaltabilir.
Bunun yerine doğru modeli gösterebilirsiniz.
Örneğin çocuk bir kelimeyi yanlış söylediyse onu uzun süre tekrar ettirmek yerine doğru halini doğal konuşma içinde kullanabilirsiniz.
Öğrenme süreci yalnızca doğru cevaplardan oluşmaz.
Denemek de öğrenmenin bir parçasıdır.
Kısa Ama Düzenli Etkinlikler Daha Kullanışlı Olabilir
Evde bir saat masa başı çalışma yapmak her çocuk için uygun değildir.
Bazen günlük yaşam içine yerleştirilmiş beş veya on dakikalık etkinlikler çok daha sürdürülebilir olabilir.
Sabah giyinirken renkler.
Mutfakta yönerge takibi.
Oyunda sıra bekleme.
Markette kategori çalışması.
Akşam kitap okurken anlatım.
Böylece aile ile çocuk arasındaki ilişki yalnızca “çalışma yaptırma” üzerinden ilerlemez.
Aile Eğitim Sürecinin Önemli Bir Parçasıdır
Özel eğitimde önemli hedeflerden biri, çocuğun öğrendiği becerileri gerçek yaşamda kullanabilmesidir.
Bir çocuk eğitim sırasında yönerge takip ediyor ancak evde yapamıyorsa veya bir beceriyi yalnızca belirli bir kişiyle gerçekleştiriyorsa bu becerinin günlük yaşama aktarılması üzerinde ayrıca çalışmak gerekebilir.
Aile burada terapistin veya öğretmenin yerine geçmez.
Ailenin görevi, çocuğun öğrendiği becerilerin doğal yaşam içindeki kullanımını desteklemektir.
Pera İzmir’de özel eğitim ve rehabilitasyon çalışmalarında aile ile yapılan bilgi paylaşımını bu nedenle eğitim sürecinin önemli bir parçası olarak görüyoruz.
Evde uygulanabilecek çalışmaların karmaşık olması gerekmez.
En değerli fırsatlar çoğu zaman zaten günlük yaşamın içindedir.
Çocuğun yapabileceği işleri fark etmek, biraz beklemek, denemesine izin vermek ve gerekli olduğunda uygun miktarda yardım sunmak bazen hazırlanan birçok çalışma sayfasından daha işlevsel olabilir.
PERA İZMİR