
“Odana git, çantanı getir ve ayakkabılarını giy.”
Çocuk odasına gider.
Bir süre sonra geri gelir.
Ama çanta yoktur.
“Çantanı getirecektin?”
“Unuttum.”
Bazı ailelerde buna benzer durumlar gün içerisinde defalarca yaşanabilir. Çocuğa bir şey söylersiniz, birkaç dakika sonra unutmuş gibi görünür. Ödevini çantasına koymayı unutur, öğretmenin verdiği görevi hatırlamaz veya birkaç aşamalı bir isteğin yalnızca ilk kısmını yapar.
Bir süre sonra ebeveynlerin aklına doğal olarak şu soru gelir:
“Beni gerçekten dinlemiyor mu, yoksa söylediklerimi unutuyor mu?”
Bu iki durum dışarıdan birbirine benzeyebilir. Ancak çocuğun bir yönergeyi yerine getirebilmesi için yalnızca işitmesi yeterli değildir. Dikkatini yöneltmesi, söyleneni anlaması, bilgiyi kısa süre aklında tutması ve doğru sırayla uygulaması gerekir.
Bu nedenle sürekli unutuyor gibi görünen bir çocuğu hemen “dikkatsiz” veya “sorumsuz” olarak değerlendirmek yerine hangi aşamada zorlandığını anlamaya çalışmak daha yararlıdır.
Önce gerçekten sizi dinlediğinden emin olun
Çocuk televizyon izlerken başka odadan:
“Birazdan odanı topla, sonra ellerini yıka ve masaya gel.”
diye seslendiğinizi düşünün.
Çocuk:
“Tamam.”
diyebilir.
Ancak bu “tamam”, söylediğiniz her şeyi gerçekten işlediği anlamına gelmeyebilir.
Özellikle dikkatini yoğun biçimde başka bir etkinliğe vermişse söylediklerinizin yalnızca bir bölümünü fark etmiş olabilir.
Önemli bir yönerge vereceğiniz zaman önce çocuğun dikkatini size yöneltmesini sağlayın.
Yanına yaklaşın.
İsmiyle seslenin.
Kısa bir göz teması veya size yöneldiğinden emin olduktan sonra ne yapmasını istediğinizi söyleyin.
Bazen yalnızca bu küçük değişiklik bile tekrar sayısını azaltabilir.
Uzun yönergeleri küçültün
“Odana git, pijamanı giy, dişlerini fırçala, yarınki çantanı hazırla ve yatağına geç.”
Bir yetişkin için oldukça basit görünen bu cümle çocuk için beş ayrı görevdir.
Çocuk odasına giderken ilk iki görevi hatırlayıp diğerlerini unutabilir.
Bu durumda:
“Sana beş kere söyledim!”
demek yerine yönergeyi küçültmek daha işlevsel olabilir.
Örneğin:
“Önce pijamanı giy ve dişlerini fırçala.”
Bunları tamamladıktan sonra:
“Şimdi çantanı hazırlayalım.”
denilebilir.
Çocuk geliştikçe yönergelerin aşama sayısı yavaş yavaş artırılabilir.
“Beni dinledin mi?” yerine tekrar ettirin
Çocuğa:
“Anladın mı?”
diye sorduğunuzda büyük ihtimalle:
“Evet.”
cevabını alırsınız.
Fakat gerçekten anlayıp anlamadığını öğrenmenin daha iyi bir yolu vardır.
“Şimdi ne yapacaktın, bana söyler misin?”
diye sorun.
Örneğin:
“Defterini çantana koy, sonra montunu giy.”
dedikten sonra:
“Önce ne yapacaksın?”
diye sorabilirsiniz.
Çocuk kendi cümlesiyle tekrar ettiğinde bilgiyi zihninde daha aktif biçimde işlemeye başlar.
Görsel hatırlatıcılardan yararlanın
Bazı çocuklar sürekli sözel hatırlatma yerine gördükleri bir plana daha kolay uyabilir.
Örneğin sabah rutini için küçük bir liste hazırlanabilir:
- Yüzünü yıka
- Giyin
- Kahvaltını yap
- Dişlerini fırçala
- Çantanı al
Küçük çocuklarda yazı yerine görseller kullanılabilir.
Böylece çocuk her aşamada:
“Şimdi ne yapacağım?”
diye sormak yerine listeye bakabilir.
Buradaki asıl amaç yalnızca unutmayı azaltmak değildir.
Çocuğun kendi işini takip etme alışkanlığı kazanmasını sağlamaktır.
Sürekli hatırlatmak bazen alışkanlığa dönüşebilir
Çocuk çantasını unutmasın diye anne hatırlatır.
Suluk unutulmasın diye baba hatırlatır.
Ödev unutulmasın diye tekrar anne kontrol eder.
Bir süre sonra çocuk farkında olmadan şöyle bir sistem öğrenebilir:
“Ben hatırlamak zorunda değilim, biri zaten bana söyleyecek.”
Bu nedenle yaşına uygun sorumluluklarda hatırlatma desteğini zamanla azaltmak önemlidir.
Örneğin her sabah:
“Çantanı aldın mı? Suluğunu aldın mı? Ödevini koydun mu?”
demek yerine kapının yanına küçük bir kontrol listesi asabilirsiniz.
Sonra:
“Çıkmadan önce listeni kontrol et.”
demek yeterli olabilir.
Böylece sorumluluk yavaş yavaş yetişkinden çocuğa geçer.
Unuttuğunda hemen kızmak yerine nasıl hatırlayacağını öğretin
Çocuğa:
“Sen zaten her şeyi unutuyorsun.”
“Bir söylediğimi hiç hatırlamıyorsun.”
gibi ifadeler kullanmak sorunu çözmez.
Üstelik çocuk zamanla kendisini:
“Ben unutkanım.”
şeklinde tanımlamaya başlayabilir.
Bunun yerine çözüm üzerinde durun.
“Bunu unutmamak için ne yapabiliriz?”
“Bir yere not edebilir miyiz?”
“Çantanın yanına koyabilir miyiz?”
“Telefon alarmı yerine bir kontrol listesi kullansak nasıl olur?”
Bu yaklaşım çocuğa önemli bir beceri öğretir:
Hatırlamak yalnızca hafızaya güvenmek değildir; gerektiğinde yöntem kullanmaktır.
Oyunlarla yönerge takip etme çalışılabilir
Bu beceriyi geliştirmek için her çalışma masa başında yapılmak zorunda değildir.
Örneğin:
“Kırmızı kalemi al, masanın üzerine koy ve sonra kapıyı kapat.”
gibi iki veya üç aşamalı yönergeler verebilirsiniz.
“Simon Says” benzeri oyunlar oynayabilirsiniz.
Birlikte yemek hazırlarken:
“Önce tabağı getir, sonra kaşığı masaya koy.”
gibi günlük görevlerden yararlanabilirsiniz.
Çocuk başarılı oldukça yönergelerin uzunluğu yavaşça artırılabilir.
Böylece çalışma bir sınava dönüşmeden dikkat, dinleme ve sıralama becerileri desteklenebilir.
Her unutkanlık dikkat problemi anlamına gelmez
Çocukların zaman zaman bir şeyleri unutması normaldir.
Yorgunluk, uykusuzluk, yoğun heyecan, çevredeki dikkat dağıtıcılar veya çocuğun ilgisini yoğun biçimde başka bir şeye vermesi performansını etkileyebilir.
Bu nedenle birkaç unutkanlık davranışından hareketle çocuğa bir tanı koymak doğru değildir.
Daha önemli olan davranışın ne kadar sık olduğu, hangi ortamlarda görüldüğü ve günlük yaşamı ne ölçüde etkilediğidir.
Ne zaman daha yakından değerlendirmek gerekir?
Çocuk uzun süredir;
- Çok basit yönergeleri bile sık sık unutuyorsa,
- Birkaç aşamalı görevlerin yalnızca küçük bir bölümünü yapabiliyorsa,
- Okulda öğretmenin yönergelerini takip etmekte belirgin biçimde zorlanıyorsa,
- Ödev ve günlük sorumluluklarını sürekli kaybediyor veya unutuyorsa,
- Bir işi tamamlamak için yoğun yetişkin desteğine ihtiyaç duyuyorsa,
- Söyleneni anlamakta veya ifade etmekte de zorlanıyorsa,
çocuğun dikkat, dil, öğrenme ve çalışma belleği gibi becerilerinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.
Amaç çocuğa hemen bir etiket koymak değildir.
Amaç bilginin hangi aşamada kaybolduğunu anlamaktır.

Unutmayın
Çocuğunuz söylediğiniz şeyi sürekli unutuyorsa çözüm her zaman daha yüksek sesle veya daha fazla tekrar etmek değildir.
Bazen:
daha kısa konuşmak, dikkatini önce size yöneltmek, yönergeleri küçük parçalara ayırmak, görsel destek kullanmak ve hatırlama sorumluluğunu yavaş yavaş çocuğa bırakmak çok daha işlevsel olabilir.
Çünkü hedefimiz çocuğun hayatı boyunca arkasından:
“Çantanı aldın mı?”
diye seslenmek değildir.
Hedefimiz zaman içerisinde çocuğun kapıdan çıkmadan önce kendi kendine “Bir şey unuttum mu?” diye kontrol edebilmesini sağlamaktır.
Özel Pera İzmir
Çiğli / İzmir