“Bir dakika, konuşmam bitsin.”

“Bekle, şimdi kardeşin konuşuyor.”

“Lütfen sıranı bekle.”

Bazı çocuklar bir şey anlatmak istediklerinde beklemekte oldukça zorlanabilir. Anne ve baba konuşurken araya girer, sorunun tamamını dinlemeden cevap verir, oyunda sırasını beklemek istemez veya istediği bir şeyin hemen gerçekleşmesini bekler.

Aileler bu davranışlarla sık karşılaştığında doğal olarak:

“Bizi neden hiç dinlemiyor?”

diye düşünebilir.

Ancak sürekli söz kesme ve sıra beklemekte zorlanma her zaman saygısızlık veya söz dinlememe anlamına gelmez.

Çocuk bazen bekleme, dürtüsünü kontrol etme, dinleme ve sosyal kuralları uygulama becerilerinde desteğe ihtiyaç duyuyor olabilir.

Çocuk neden sözümüzü kesiyor olabilir?

Bir çocuk aklına gelen şeyi hemen söylemek isteyebilir.

Çünkü çocuk için o düşünce:

“Şimdi söylemezsem unutacağım!”

kadar önemli olabilir.

Bazı çocuklar konuşmanın sırasını takip etmekte zorlanabilir. Bazıları ise heyecanlandığında kendisini durdurmakta güçlük yaşayabilir.

Örneğin anne telefonda konuşurken çocuk:

“Anne!”

“Anne!”

“Anne bak!”

diye tekrar tekrar seslenebilir.

Bu davranış yetişkin açısından oldukça yorucudur. Ancak yalnızca:

“Sözümü kesme!”

demek çocuğa ne yapması gerektiğini tam olarak öğretmez.

Çocuğun bunun yerine kullanabileceği bir davranış öğrenmesi gerekir.

“Sözümü kesme” yerine ne yapacağını öğretin

Çocuğa yalnızca yasak koymak yerine alternatif göstermek daha anlaşılırdır.

Örneğin aile içinde küçük bir kural oluşturabilirsiniz:

“Ben biriyle konuşurken bana bir şey söylemek istersen koluma dokunabilirsin. Ben de elimi senin elinin üzerine koyarsam seni fark ettiğim anlamına gelir. Konuşmam uygun olduğunda seni dinleyeceğim.”

Böylece çocuk:

“Annem beni duymadı.”

endişesiyle tekrar tekrar seslenmek yerine beklemek için somut bir yöntem öğrenir.

Başlangıçta çocuğu çok uzun süre bekletmemek önemlidir.

Çocuk birkaç saniye bekleyebiliyorsa önce bunu destekleyin.

Zaman içerisinde bekleme süresi yavaş yavaş artırılabilir.

Beklemeyi bir anda öğrenmesini beklemeyin

Bir çocuğa:

“Biraz bekle.”

demek yetişkin için çok açık görünür.

Ama “biraz” ne kadar?

30 saniye mi?

5 dakika mı?

Yemek bitene kadar mı?

Özellikle küçük çocuklar için zaman oldukça soyut olabilir.

Bu nedenle daha somut ifadeler kullanılabilir:

“Bu cümlemi bitirince seni dinleyeceğim.”

“Kardeşinin sırası bittikten sonra sen oynayacaksın.”

“Zamanlayıcı çaldığında sıra sana gelecek.”

Bu tür ifadeler çocuğun ne kadar beklemesi gerektiğini anlamasını kolaylaştırır.

Sıra beklemeyi günlük oyunlarla öğretin

Sıra bekleme becerisi yalnızca çocuk sıra beklemediğinde öğretilmez.

Sakin zamanlarda oyunlarla çalışılabilir.

Kutu oyunları bunun için oldukça kullanışlıdır.

Bir hamleyi anne yapar.

Sonra çocuk.

Sonra baba.

Top atma oyunlarında:

“Önce ben, sonra sen.”

denilebilir.

Birlikte kule yaparken herkes sırayla bir blok koyabilir.

Burada çocuk yalnızca oyun oynamaz.

Aynı zamanda:

beklemeyi, diğer kişinin sırasını takip etmeyi ve kendi sırası geldiğinde harekete geçmeyi öğrenir.

Soruyu bitirmeden cevap veriyorsa hemen kızmayın

Bazı çocuklar sorunun ilk birkaç kelimesini duyduğu anda cevabı tahmin edip konuşmaya başlar.

Örneğin:

“Bugün okulda öğretmenin…”

Çocuk hemen:

“Ben yapmadım!”

diyebilir.

Oysa soru henüz bitmemiştir.

Bu durumda:

“Bir sus da beni dinle!”

demek yerine küçük bir kural oluşturabilirsiniz:

“Sorumu tamamen bitirdikten sonra cevap veriyoruz.”

Bunu oyun hâline de getirebilirsiniz.

Çocuğa kısa sorular sorun ve siz elinizi indirmeden cevap vermemesini isteyin.

Örneğin:

“En sevdiğin meyve hangisi?”

Eliniz havadayken beklemesini, elinizi indirdiğinizde cevap vermesini isteyin.

Böylece dinleme ve bekleme davranışı daha görünür hâle gelir.

Her istediğine hemen cevap vermeyin

Çocuk:

“Su!”

dediği anda su geliyor.

“Tablet!”

dediği anda tablet veriliyor.

“Anne gel!”

dediği anda anne yaptığı işi bırakıyor.

Çocuk zamanla ihtiyaçlarının hemen karşılanmasına alışabilir.

Elbette küçük çocukların ihtiyaçlarını gereksiz yere bekletmekten söz etmiyoruz.

Ancak yaşına uygun küçük bekleme fırsatları oluşturmak önemlidir.

Örneğin:

“Su istediğini duydum. Bu tabağı kaldırdıktan sonra sana vereceğim.”

diyebilirsiniz.

Çocuk beklediğinde:

“Beklediğin için teşekkür ederim.”

şeklinde kısa bir geri bildirim verilebilir.

Bekleme becerisi de diğer beceriler gibi küçük tekrarlarla gelişir.

Sürekli “sabırsızsın” demeyin

Çocuğa sık sık:

“Sen zaten çok sabırsızsın.”

“Hiç bekleyemiyorsun.”

“Her zaman insanların sözünü kesiyorsun.”

demek davranışın değişmesine yardımcı olmaz.

Üstelik çocuk zaman içerisinde kendisini gerçekten:

“Ben bekleyemeyen biriyim.”

şeklinde tanımlamaya başlayabilir.

Bunun yerine davranışı tarif edin:

“Ben konuşurken araya girdin. Bir dahaki sefer konuşmamın bitmesini beklemeni istiyorum.”

Bu ifade çocuğun kişiliğini değil, değiştirebileceği davranışı hedef alır.

Beklediği anları mutlaka fark edin

Çocuğun sözümüzü kestiği anı hemen fark ederiz.

Fakat beş dakika boyunca bizi bölmeden oynadığı zamanı çoğu zaman fark etmeyiz.

İşte küçük ama önemli nokta burada.

Çocuk siz konuşurken beklediyse:

“Konuşmamın bitmesini bekledin, şimdi seni dinliyorum.”

diyebilirsiniz.

Oyunda sırasını beklediyse:

“Arkadaşının sırasının bitmesini bekledin.”

şeklinde davranışını fark edebilirsiniz.

Çocuğun yalnızca yanlış yaptığı davranışların değil, doğru yaptığı davranışların da görünür olması gerekir.

Yetişkinler de çocuğun sözünü kesiyor mu?

Çocuğa:

“İnsan konuşurken araya girilmez.”

diyoruz.

Sonra çocuk bir şey anlatırken:

“Tamam tamam, anladım.”

deyip sözünü kesiyoruz.

Bu durumda verdiğimiz mesaj biraz karışık hâle geliyor. İnsan türünün çocuklardan beklediği davranışı kendisinin yapmaması zaten eğitim tarihinin küçük klasiklerinden biri. 🙂

Çocuğun anlatımını mümkün olduğunca tamamlamasına izin vermek önemlidir.

Böylece çocuk konuşma sırasının karşılıklı olduğunu yaşayarak öğrenir.

Ne zaman daha yakından değerlendirmek gerekir?

Çocukların zaman zaman heyecanla söz kesmesi veya sıra beklemekte zorlanması normaldir.

Ancak çocuk uzun süredir;

  • Konuşmalarda sürekli araya giriyorsa,
  • Çok kısa süre bile beklemekte belirgin biçimde zorlanıyorsa,
  • Oyunlarda sıra kurallarını takip edemiyorsa,
  • Yönergelerin tamamını dinlemeden harekete geçiyorsa,
  • Okulda da benzer davranışlar nedeniyle sık sık sorun yaşıyorsa,
  • Bu davranışlar arkadaş ilişkilerini veya öğrenmesini belirgin biçimde etkiliyorsa,

çocuğun dikkat, dürtü kontrolü, dil ve sosyal iletişim becerilerinin daha ayrıntılı değerlendirilmesi yararlı olabilir.

Tek bir davranıştan hareketle çocuğa bir tanı koymak doğru değildir.

Amaç çocuğun hangi beceride desteğe ihtiyaç duyduğunu anlamaktır.

Unutmayın

Sırasını beklemek yetişkinler için basit görünebilir.

Ancak çocuk açısından bu davranış;

dinlemeyi, kendisini durdurmayı, zamanlamayı, diğer kişiyi fark etmeyi ve istediği şeyi kısa süre erteleyebilmeyi gerektirir.

Bu nedenle sürekli:

“Bekle!”

demekten daha değerlisi çocuğa nasıl bekleyeceğini öğretmektir.

Küçük bekleme fırsatları oluşturmak, sıra gerektiren oyunlar oynamak, doğru davranışı fark etmek ve aile içinde aynı kuralları uygulamak bu becerinin zaman içerisinde gelişmesine yardımcı olabilir.

Özel Pera İzmir
Çiğli / İzmir

Bilgi almak için hemen arayın