“Onu benden daha çok seviyorsun.”

“Hep onun istediğini yapıyorsunuz.”

“Keşke kardeşim olmasaydı.”

Yeni bir kardeşin doğmasıyla veya çocuklar büyüdükçe kardeşler arasındaki rekabetin artmasıyla aileler bu tür cümleleri sık duymaya başlayabilir.

Bazen çocuk kardeşinin oyuncağını elinden alır, bazen ona vurur, bazen de anne ve babanın ilgisini çekmek için normalde yapmadığı davranışlar göstermeye başlar.

Aile için en zor kısım ise şudur:

Bir çocuğu korumaya çalışırken diğer çocuğun kendisini dışlanmış hissetmesini istemezsiniz.

Peki kardeş kıskançlığı neden ortaya çıkar ve aileler nasıl yaklaşabilir?

Kardeş kıskançlığı her zaman kötü bir şey değildir

Öncelikle çocuğun kardeşini kıskanması, kardeşini sevmediği anlamına gelmez.

Bir çocuk kardeşini çok sevebilir ve aynı zamanda anne babasının ilgisini onunla paylaşmakta zorlanabilir.

Özellikle yeni bir kardeş dünyaya geldiğinde çocuğun hayatında büyük değişiklikler yaşanır.

Daha önce anne ve babasının ilgisinin merkezindeyken artık evde sürekli bakım isteyen başka biri vardır.

Anne bebeği besler.

Baba bebeği kucağına alır.

Misafirler bebeği görmek için gelir.

Herkes:

“Ne kadar tatlı!”

der.

Çocuk bütün bunları izlerken kendi dünyasında şu soruyu yaşayabilir:

“Peki benim yerim ne olacak?”

Bu nedenle kıskançlığı hemen ortadan kaldırılması gereken kötü bir davranış olarak görmek yerine, çocuğun yaşadığı değişimi anlamaya çalışmak daha doğru olabilir.

“Sen artık abisin/ablasın” cümlesini fazla kullanmayın

Yeni kardeş geldiğinde büyük çocuğa sık sık:

“Sen artık abisin.”

“Sen büyüdün.”

“Kardeşin küçük, sen idare et.”

denilebilir.

Bu cümleler iyi niyetlidir ancak sürekli tekrarlandığında çocuk için ağır bir sorumluluğa dönüşebilir.

Çocuk büyümüş olabilir ama hâlâ çocuktur.

O da kucağa alınmak, oyun oynamak, bazen yardım istemek ve anne babasının ilgisini görmek ister.

Kardeşi doğduğu için bir gecede bütün ihtiyaçlarından vazgeçmesi beklenmemelidir.

Çocuklar arasında karşılaştırma yapmayın

Kardeşler arasındaki rekabeti artırmanın en hızlı yollarından biri karşılaştırmadır.

“Bak kardeşin yemeğini bitirdi.”

“Ablan senin yaşındayken kendi başına giyiniyordu.”

“Kardeşin senden daha düzenli.”

Bu cümleler çocuğu motive etmek yerine kardeşini rakip olarak görmesine neden olabilir.

Çocuk zamanla:

“Değerli olmak için kardeşimden daha iyi olmam gerekiyor.”

şeklinde düşünebilir.

Her çocuğun güçlü olduğu ve zorlandığı alanlar farklıdır.

Bu nedenle çocuğun gelişimini mümkün olduğunca kardeşiyle değil, kendi önceki davranışlarıyla karşılaştırmak daha sağlıklıdır.

Her şeyi eşit yapmak zorunda değilsiniz

Ailelerin sık düştüğü başka bir tuzak da her şeyi tamamen eşit yapmaya çalışmaktır.

Birine bir oyuncak alındığında diğerine de alınır.

Bir çocuk kucağa alındığında diğeri hemen çağrılır.

Birine bir şey verildiğinde mutlaka diğerine de verilir.

Ancak çocukların ihtiyaçları her zaman aynı değildir.

Örneğin 4 yaşındaki bir çocukla 9 yaşındaki bir çocuğun uyku saati aynı olmak zorunda değildir.

Bir çocuk hastaysa o gün daha fazla ilgiye ihtiyaç duyabilir.

Önemli olan çocuklara her zaman aynı şeyi vermek değil, ihtiyaçlarına uygun ve adil davranmaktır.

Çocuk:

“Ama ona yaptın!”

dediğinde:

“Çünkü şu anda onun buna ihtiyacı vardı. Sen ihtiyaç duyduğunda da sana yardımcı oluyorum.”

gibi açıklamalar yapılabilir.

Çocuğa özel zaman ayırın

Kardeş kıskançlığını azaltmak için saatlerce özel etkinlik planlamak gerekmez.

Bazen her gün 15-20 dakikalık yalnız zaman bile çocuk için çok değerlidir.

Bu sürede telefonunuzu kenara bırakın ve yalnızca onunla ilgilenin.

Birlikte oyun oynayabilirsiniz.

Kitap okuyabilirsiniz.

Sohbet edebilirsiniz.

Kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz.

Buradaki önemli nokta çocuğun:

“Annem veya babam sadece benimle ilgileniyor.”

duygusunu yaşayabilmesidir.

Kardeşine vurduğunda ne yapmalıyız?

Çocuğun kıskanmasını anlayabiliriz ancak kardeşine zarar vermesine izin veremeyiz.

Bu ayrım çok önemlidir.

Örneğin çocuk kardeşine vurduysa:

“Sen kötü bir abisin!”

demek yerine:

“Kardeşine kızmış olabilirsin ama vurmasına izin vermiyorum.”

denilebilir.

Böylece çocuğun duygusuyla davranışını birbirinden ayırmış oluruz.

Kızmak kabul edilebilir.

Kıskanmak kabul edilebilir.

Üzülmek kabul edilebilir.

Ancak vurmak, ısırmak veya zarar vermek kabul edilebilir değildir.

Çocuğa öfkesini ifade edebileceği başka yollar öğretilmelidir.

Çocuğu kardeşini sevmeye zorlamayın

“Kardeşini öp.”

“Hadi sarıl kardeşine.”

“Sen onu çok seviyorsun değil mi?”

gibi cümleler her zaman gerekli değildir.

Çocuk o anda kardeşine kızgın olabilir.

Bunun yerine duygusunu ifade etmesine izin verin.

Örneğin:

“Kardeşinin oyuncağını almasına kızmış görünüyorsun.”

diyebilirsiniz.

Çocuğun olumsuz duygularını söyleyebilmesi, bu duyguları davranışla göstermesinden daha sağlıklıdır.

Kavgalarda hemen hakem olmayın

Kardeşler tartıştığında ebeveynler doğal olarak hemen:

“Kim başlattı?”

sorusuna yönelir.

Ardından küçük bir aile mahkemesi kurulur. İki taraf ifade verir, deliller incelenir ve anne-baba hâkimlik görevine terfi eder.

Ancak her küçük anlaşmazlıkta yetişkinin karar vermesi çocukların problem çözme becerilerini geliştirmelerini zorlaştırabilir.

Eğer fiziksel zarar riski yoksa önce çocukların çözüm üretmesine fırsat verilebilir.

Örneğin:

“İkiniz de aynı oyuncağı istiyorsunuz. Bunu nasıl çözebiliriz?”

diye sorabilirsiniz.

Gerekirse sıra ile oynama, süre belirleme veya başka bir oyun seçme gibi seçenekler sunabilirsiniz.

Olumlu kardeş ilişkilerini fark edin

Çocukların kavga ettiği anlar hemen dikkatimizi çeker.

Sessizce birlikte oynadıkları zamanlarda ise çoğu zaman hiçbir şey söylemeyiz.

Oysa olumlu davranışları fark etmek önemlidir.

Örneğin:

“Kardeşine oyuncağını verdiğini gördüm.”

“Birlikte çok güzel oyun kurdunuz.”

“Kardeşin zorlandığında ona yardım ettin.”

gibi somut geri bildirimler verebilirsiniz.

Amaç çocukları sürekli övmek değil, hangi davranışların olumlu olduğunu fark etmelerini sağlamaktır.

Kıskançlık bazen farklı davranışlarla ortaya çıkabilir

Çocuk her zaman:

“Kardeşimi kıskanıyorum.”

demez.

Özellikle küçük çocuklarda kıskançlık farklı şekillerde görülebilir.

Daha önce kendi başına yaptığı işleri tekrar anne veya babasının yapmasını isteyebilir.

Daha fazla ağlayabilir.

Anne veya babadan ayrılmak istemeyebilir.

Uyku düzeninde değişiklik olabilir.

Bebeğe karşı aşırı ilgi gösterebilir veya tam tersine onu tamamen görmezden gelebilir.

Bu davranışların her biri tek başına mutlaka kardeş kıskançlığı anlamına gelmez. Ancak özellikle yeni kardeşin gelişiyle birlikte başladıysa çocuğun yaşadığı değişime daha yakından bakmak faydalı olabilir.

Ne zaman destek almak gerekir?

Kardeşler arasında zaman zaman kıskançlık ve tartışma görülmesi olağandır.

Ancak kıskançlık uzun süredir devam ediyor, çocuk kardeşine sürekli fiziksel zarar vermeye çalışıyor, günlük yaşam belirgin şekilde etkileniyor, çocuğun uyku, okul veya sosyal ilişkilerinde önemli değişiklikler görülüyor ya da aile durumu yönetmekte ciddi biçimde zorlanıyorsa profesyonel destek almak yararlı olabilir.

Amaç çocuğun kardeşini kıskanmasını tamamen engellemek değildir.

Amaç çocuğun kıskançlık, öfke ve hayal kırıklığı gibi duygularını uygun yollarla ifade etmeyi öğrenmesine yardımcı olmaktır.

Unutmayın

Kardeş kıskançlığında çocuğun ihtiyacı çoğu zaman:

“Kardeşini daha çok sev.”

mesajı değildir.

Çocuğun asıl duymaya ihtiyaç duyduğu mesaj şudur:

“Kardeşin hayatımıza katıldı ama senin bizim için olan yerin değişmedi.”

Çocuğun duygusunu kabul etmek, kardeşleri karşılaştırmamak, her çocukla özel zaman geçirmek ve zarar verici davranışlara açık sınırlar koymak kardeş ilişkisinin zaman içerisinde daha sağlıklı gelişmesine yardımcı olabilir.

Özel Pera İzmir
Çiğli / İzmir

Bilgi almak için hemen arayın