
Bir çocuk odadaki oyuncağa bakıyor, siz de aynı oyuncağa bakıyorsunuz. Çocuk bir anda size dönüyor, sonra tekrar oyuncağa bakıyor. Sanki size:
“Sen de gördün mü?”
der gibi…
Bu küçük an aslında çocuk gelişimi açısından oldukça önemli bir beceriyi gösterir: ortak dikkat.
Ortak dikkat; çocuğun başka bir kişiyle birlikte aynı nesneye, olaya veya etkinliğe dikkatini yöneltebilmesi ve bu ilgiyi paylaşabilmesidir.
Özellikle otizm spektrumundaki bazı çocuklarda ortak dikkat becerileri daha farklı gelişebilir veya desteklenmeye ihtiyaç duyabilir.
Peki ortak dikkat neden bu kadar önemlidir?
Ortak dikkat sadece göz teması değildir
Ortak dikkat denildiğinde ailelerin aklına ilk olarak göz teması gelebilir.
Ancak ortak dikkat yalnızca çocuğun gözünüze bakması değildir.
Örneğin çocuk parkta bir uçak görüyor.
Uçağa bakıyor.
Sonra size bakıyor.
Tekrar uçağa dönüyor.
Belki eliyle gösteriyor.
Belki:
“Uçak!”
diyor.
Burada çocuk yalnızca uçağı fark etmiyor.
Fark ettiği şeyi sizinle paylaşmaya çalışıyor.
İşte ortak dikkatin temelinde bu sosyal paylaşım vardır.
Ortak dikkat günlük hayatta nasıl görünür?
Ortak dikkat çok farklı şekillerde ortaya çıkabilir.
Çocuk;
- İlginç bir nesneyi size gösterebilir.
- Parmağıyla bir şeyi işaret edebilir.
- Sizin gösterdiğiniz yöne bakabilir.
- Bir oyuncakla oynarken size dönüp tepkinizi kontrol edebilir.
- Bir ses duyduğunda önce sese, sonra size bakabilir.
- Sevdiği bir şeyi sizinle paylaşmak için yanınıza getirebilir.
- Bir etkinlik sırasında sizinle sırayla aynı şeye dikkat edebilir.
Bunların hepsi iletişimin temelini oluşturan önemli becerilerdir.
Otizmde neden önemlidir?
Çocuklar çevrelerindeki insanları izleyerek çok şey öğrenir.
Anne bir nesneyi gösterir.
Çocuk bakar.
Anne nesnenin adını söyler.
Çocuk zaman içerisinde kelimeyi öğrenmeye başlar.
Benzer şekilde çocuk başka insanların yüz ifadelerini, hareketlerini ve davranışlarını gözlemleyerek sosyal dünyayı anlamaya çalışır.
Bu nedenle ortak dikkat;
dil gelişimi, iletişim, taklit, oyun ve sosyal etkileşim becerileriyle yakından ilişkilidir.
Ortak dikkat becerisinde zorlanan bir çocuk çevresindeki öğrenme fırsatlarının bir bölümünü kaçırabilir.
Bu nedenle özel eğitim çalışmalarında yalnızca masa başında kelime öğretmek değil, çocuğun başka insanlarla birlikte dikkatini paylaşabilmesini desteklemek de önem taşır.
Çocuğu sürekli “Bana bak” diyerek çalıştırmak doğru mu?
Aileler bazen iletişim kurmak için çocuğa sık sık:
“Bana bak.”
“Gözüme bak.”
“Bak buradayım.”
diyebilir.
Ancak amaç çocuğun sadece komut üzerine birkaç saniye yüzümüze bakması değildir.
Asıl hedef iletişimin doğal şekilde ortaya çıkmasıdır.
Örneğin sevdiği oyuncağı çalışmaya dahil etmek daha anlamlı olabilir.
Çocuk baloncukları seviyorsa birkaç baloncuk çıkarın.
Sonra kısa süre bekleyin.
Çocuk devam etmenizi istediğinde size yönelirse:
“Bir daha mı?”
diyerek tekrar baloncuk çıkarabilirsiniz.
Böylece çocuk başka bir kişiyle iletişim kurmanın bir sonucu olduğunu deneyimler.
Çocuğun ilgisini takip edin
Ortak dikkat çalışırken her zaman yetişkinin seçtiği etkinliğe çocuğu yönlendirmek gerekmez.
Bazen bunun tam tersini yapmak daha etkilidir:
Çocuğun ilgilendiği şeye siz katılın.
Çocuğunuz arabalarla oynuyorsa yanına oturun.
Bir araba alın.
Onun yaptığı hareketleri taklit edin.
Arabanızı onun arabasına yaklaştırın.
Kısa ve basit ifadeler kullanın:
“Araba gidiyor.”
“Hızlı!”
“Durdu.”
Ama oyunu sürekli yönetmeye çalışmayın.
Önce çocuğun dünyasına katılın.
Çocuğun sizinle aynı etkinliği paylaşmaya başlaması, ileride daha karmaşık sosyal oyunların temelini oluşturabilir.
İşaret etme becerisini destekleyin
İşaret etmek ortak dikkat açısından önemli becerilerden biridir.
Örneğin dışarıda bir kedi gördüğünüzde:
“Bak, kedi!”
diyerek kediyi işaret edin.
Çocuk baktığında kısa bir tepki verin:
“Evet, kedi gidiyor.”
Benzer şekilde çocuğun istediği bir nesneye ulaşamadığı durumlarda hemen nesneyi vermek yerine kısa süre iletişim kurması için fırsat oluşturabilirsiniz.
Ama çocuğu dakikalarca zorlamak doğru değildir.
Amaç iletişim fırsatı oluşturmak, çocuğu bunaltmak değildir.
Beklemek bazen konuşmaktan daha değerlidir
Yetişkinler çocukla çalışırken genellikle çok fazla konuşur.
“Bu ne?”
“Bak buraya.”
“Ne istiyorsun?”
“Göster.”
“Bana bak.”
Çocuk ise bütün bu yönergelerin arasında kendi iletişimini başlatmak için çok az fırsat bulabilir.
Bazen birkaç saniye sessizce beklemek gerekir.
Örneğin sevdiği oyuncağın bir parçasını sizde tutun.
Çocuk size yönelirse veya bir şekilde iletişim başlatırsa hemen karşılık verin.
Bu küçük beklemeler çocuğa:
“Ben iletişim başlatabilirim.”
deneyimi kazandırabilir.
Ortak dikkati oyun sırasında destekleyin
En iyi öğrenme fırsatlarından bazıları oyun sırasında ortaya çıkar.
Örneğin birlikte top oynuyorsunuz.
Topu çocuğa yuvarlayın.
Çocuğun size geri göndermesini bekleyin.
Topu aldığınızda:
“Şimdi ben!”
diyebilirsiniz.
Böylece çocuk hem sıra almayı hem başka bir kişiyle aynı etkinliği sürdürmeyi deneyimler.
Benzer çalışmalar;
baloncuk, top, araba, yapboz, müzikli oyuncaklar ve hareketli oyunlarla yapılabilir.
Önemli olan kullanılan materyalin pahalı olması değildir.
Çocuğun etkinliği sizinle paylaşmak istemesidir.
Günlük yaşam zaten büyük bir eğitim ortamıdır
Ortak dikkat çalışmak için mutlaka masa başında özel bir çalışma yapmak gerekmez.
Market yolunda:
“Bak, otobüs!”
Parkta:
“Bak, köpek koşuyor.”
Mutfakta:
“Su doluyor.”
Balkonda:
“Yağmur başladı.”
gibi günlük olayları paylaşabilirsiniz.
Çocuk baktığında veya size yöneldiğinde iletişimi devam ettirin.
Böylece eğitim yalnızca haftada birkaç saat yapılan bir çalışma olmaktan çıkar ve günlük hayatın içerisine yayılır.
Her çocuk aynı şekilde ilerlemez
Otizm spektrumundaki çocukların gelişim özellikleri birbirinden oldukça farklı olabilir.
Bir çocuk sözel olarak iletişim kurarken ortak dikkat becerilerinde zorlanabilir.
Başka bir çocuk henüz konuşmuyor olabilir ancak jest ve mimikleri yoğun şekilde kullanabilir.
Bu nedenle çalışmalar çocuğun mevcut becerilerine göre planlanmalıdır.
Bir çocuk için uygun olan hedef başka bir çocuk için uygun olmayabilir.
Özel eğitimde bu nedenle bireyselleştirilmiş hedefler önemlidir.

Unutmayın
Ortak dikkat küçük bir beceri gibi görünebilir.
Ama çocuk:
“Ben bunu gördüm ve senin de görmeni istiyorum.”
mesajını vermeye başladığında aslında sosyal iletişimin çok önemli bir temelini kurmaktadır.
Bu nedenle otizm eğitiminde hedef yalnızca çocuğun daha fazla kelime söylemesi değildir.
Çocuğun;
insanları fark etmesi, iletişim başlatması, ilgisini paylaşması, birlikte oyun oynayabilmesi ve çevresindeki insanlardan öğrenebilmesi de gelişimin önemli parçalarıdır.
Ortak dikkat becerileri de bu yolculuğun temel taşlarından biridir.
Özel Pera İzmir
Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi
Çiğli / İzmir