
“Tableti bırak artık.”
“Bir dakika daha!”
“Bir saattir bir dakika diyorsun.”
Telefonlar, tabletler, televizyonlar ve dijital oyunlar artık çocukların günlük yaşamının doğal bir parçası. Bu nedenle birçok ailede sorun ekranın varlığı değil, ekranın ne zaman başlayıp ne zaman biteceği oluyor.
Özellikle ekran kapatılacağı zaman ağlayan, öfkelenen, pazarlık yapan veya başka hiçbir etkinlikle ilgilenmek istemeyen çocuklar aileleri zorlayabiliyor.
Bir süre sonra ebeveynlerin aklına şu soru geliyor:
“Çocuğum ekrana bağımlı mı?”
Her ekranı bırakmak istemeyen çocuk için böyle bir sonuca varmak doğru değildir. Önce çocuğun ekranla kurduğu ilişkiye ve günlük yaşamının bütününe bakmak gerekir.
Ekranı bırakmak çocuklar için neden zor olabilir?
Dijital oyunlar ve videolar çocuklara hızlı, renkli ve sürekli değişen uyaranlar sunar.
Bir video biter, diğeri başlar. Oyunda bir bölüm tamamlanır, hemen yeni bir hedef ortaya çıkar. Çocuk sürekli yeni bir şeyle karşılaşır.
Buna karşılık kitap okumak, ödev yapmak, oyuncak toplamak veya hazırlanıp dışarı çıkmak daha fazla sabır ve çaba gerektirebilir.
Bu nedenle:
“Telefonu bırak ve ödevini yap.”
cümlesi yetişkin için basit bir geçiş gibi görünürken çocuk için oldukça zor olabilir.
Sorun her zaman çocuğun söz dinlememesi değildir. Bazen keyif aldığı bir etkinliği sonlandırmakta ve başka bir etkinliğe geçmekte zorlanıyordur.
Ekranı aniden kapatmak yerine önceden haber verin
Çocuğa hiçbir hazırlık yapmadan:
“Tamam, kapat telefonu.”
demek bazı çocuklarda tepkiyi artırabilir.
Bunun yerine ekran süresinin ne zaman biteceğini önceden söylemek daha anlaşılırdır.
Örneğin:
“20 dakika tablet kullanabilirsin.”
Sürenin sonuna yaklaşırken:
“5 dakikan kaldı.”
ardından:
“Son 1 dakikan.”
denilebilir.
Böylece ekranın kapanması çocuk için beklenmedik bir olay olmaktan çıkar.
Kum saati, zamanlayıcı veya telefon alarmı gibi görsel ve işitsel hatırlatıcılar da kullanılabilir.
“Biraz daha” pazarlığına dikkat edin
Çocuk ekranı kapatmak istemediğinde ailelerin sık karşılaştığı cümle şudur:
“Bir bölüm daha.”
Aile kabul eder.
Bölüm biter.
“Son bir tane daha.”
Bir süre sonra ekranın ne zaman kapanacağına ebeveyn değil, pazarlığın sonucu karar vermeye başlar.
Bu durum sık tekrarlandığında çocuk şunu öğrenebilir:
“İtiraz edersem süreyi uzatabilirim.”
Bu nedenle ekran süresi baştan belirlenmişse mümkün olduğunca tutarlı davranmak önemlidir.
Çocuğun üzülmesi veya kızması, sınırın yanlış olduğu anlamına gelmez.
Ekranı ödül veya cezanın merkezine koymayın
Ekran bazen aile içinde bütün davranışların para birimine dönüşebiliyor:
“Yemeğini yersen telefon.”
“Ödevini yaparsan tablet.”
“Odanı toplamazsan telefon yok.”
“Beni dinlersen oyun oynarsın.”
Böyle olduğunda çocuk için ekranın değeri daha da büyüyebilir.
Elbette günlük sorumluluklardan sonra ekran zamanı planlanabilir. Ancak çocuğun hayatındaki tek keyifli etkinlik ekran olmamalıdır.
Oyun, hareket, açık hava etkinlikleri, kitap, sanat çalışmaları, aileyle geçirilen zaman ve arkadaş ilişkileri de günlük yaşamın içerisinde yer almalıdır.
“Telefonu bırak” dedikten sonra ne yapacağını biliyor mu?
Bazen yetişkin yalnızca ekranı kaldırmaya odaklanır.
Çocuğa:
“Tableti kapat.”
der.
Çocuk kapattıktan sonra ise ortada hiçbir plan yoktur.
Bu durumda çocuk birkaç dakika sonra tekrar:
“Telefonumu alabilir miyim?”
diye sorabilir.
Özellikle küçük çocuklarda ekran sonrası etkinliği önceden belirlemek geçişi kolaylaştırabilir.
Örneğin:
“Tablet süren bitince birlikte legoları çıkaracağız.”
veya:
“Video bittikten sonra hazırlanıp parka gideceğiz.”
denilebilir.
Burada amaç çocuğun her anını etkinlikle doldurmak değildir. Çocuğun sıkılmayı öğrenmesi de önemlidir. Ancak ekran kullanımını azaltmaya yeni başlıyorsanız geçiş döneminde alternatifler sunmak yardımcı olabilir.
Anne ve babanın ekran kullanımı da önemli
Çocuğa:
“Telefonu bırak.”
derken yetişkinlerin sürekli telefon ekranına bakması çocuğun kafasını doğal olarak karıştırır.
Çocuklar yalnızca söylediklerimizi değil, yaptıklarımızı da gözlemler.
Bu nedenle bazı zamanları bütün aile için ekransız hale getirmek daha anlamlı olabilir.
Örneğin:
- Yemek masasında telefon kullanmamak,
- Ailece konuşurken televizyonu kapatmak,
- Uyku öncesinde ekran kullanımını azaltmak,
- Birlikte geçirilen zamanlarda telefonu mümkün olduğunca kenara bırakmak.
Böylece kural yalnızca çocuğa uygulanan bir yasak gibi görünmez.
Ekran kapandığında öfkelenirse ne yapmalıyız?
Çocuk ekran kapatıldığında kızabilir.
Bu durumda uzun açıklamalar yapmak veya tartışmaya girmek çoğu zaman işe yaramaz.
Sakin ve kısa bir ifade yeterli olabilir:
“Devam etmek istediğini biliyorum. Süren bitti.”
Çocuk kızdığı için hemen ekranı geri vermek ise sınırı belirsiz hale getirebilir.
Duyguyu kabul etmek ile sınırı kaldırmak aynı şey değildir.
Çocuk:
“Çok kızdım!”
diyebilir.
Siz de:
“Kızdığını görüyorum. Yine de ekran süremiz bitti.”
diyebilirsiniz.
Ekran konusunda en önemli şeylerden biri: Tutarlılık
Bir gün yarım saat izin verilen ekranın ertesi gün üç saat, sonraki gün tamamen yasak olması çocuk için kuralları anlamayı zorlaştırabilir.
Aile kendi yaşamına uygun, uygulanabilir bir düzen oluşturmalıdır.
Önemli olan başka ailelerin kurallarını birebir kopyalamak değil, kendi evinizde sürdürebileceğiniz bir sistem oluşturmaktır.
Kurallar ne kadar açık ve öngörülebilir olursa günlük pazarlık ihtiyacı da o kadar azalabilir.
Sadece süreye değil, çocuğun günlük yaşamına bakın
Ekran konusunda yalnızca saate bakmak yeterli değildir.
Daha önemli sorular da vardır:
Çocuk yeterince uyuyor mu?
Hareket ediyor mu?
Ailesiyle iletişim kuruyor mu?
Arkadaşlarıyla oynuyor mu?
Okul sorumluluklarını yerine getirebiliyor mu?
Ekran kapatıldığında başka etkinliklere geçebiliyor mu?
Ekran kullanımı günlük yaşamın diğer önemli alanlarının sürekli önüne geçiyorsa konuyu daha dikkatli değerlendirmek gerekir.
Ne zaman destek almak düşünülebilir?
Çocuğun ekran kullanımı uzun süredir aile içinde ciddi çatışmalara neden oluyorsa, ekran dışında neredeyse hiçbir etkinliğe ilgi göstermiyorsa, ekran nedeniyle uyku ve günlük rutinler belirgin biçimde bozuluyorsa veya ekran sonlandırıldığında çok yoğun ve yönetilmesi güç davranışlar ortaya çıkıyorsa profesyonel destek almak yararlı olabilir.
Burada amaç çocuğa bir etiket koymak değil, ekranın çocuk için hangi işlevi gördüğünü ve günlük yaşamın neden bu kadar merkezine yerleştiğini anlamaktır.

Unutmayın
Ekran konusunda çözüm yalnızca telefonu çocuğun elinden almak değildir.
Çocuğun;
beklemeyi, etkinlik değiştirmeyi, sıkılabilmeyi, kendi kendine oyun kurabilmeyi ve sınırları kabul edebilmeyi öğrenmesi de gerekir.
Bunun için bağırmaktan çok önceden belirlenmiş kurallar, anlaşılır sınırlar ve tutarlılık işe yarar.
Çünkü hedefimiz ekransız bir çocuk yetiştirmek değil, ekranı günlük yaşamının tamamı haline getirmeden kullanabilen bir çocuk yetiştirmektir.
Özel Pera İzmir
Çiğli / İzmir