
Ailelerin çocuk gelişimiyle ilgili en sık takip ettiği konulardan biri konuşmadır. İlk kelimenin ne zaman geleceği, kelime sayısının artıp artmadığı veya çocuğun ne zaman cümle kuracağı doğal olarak dikkat çeker. Ancak iletişim gelişimi yalnızca sözcüklerden oluşmaz.
Bir çocuk henüz kelime kullanmadan önce çevresindeki insanlarla iletişim kurmayı sağlayan birçok beceri geliştirir. Bir yetişkine yönelmek, bir şeyi istemek için jest kullanmak, karşılıklı etkileşimi sürdürmek, başkasının hareketlerini fark etmek ve iletişim başlatmak bunlardan bazılarıdır.
Özellikle otizmli veya gelişimsel desteğe ihtiyaç duyan çocuklarda yalnızca “Kaç kelime söylüyor?” sorusuna odaklanmak, iletişimin diğer önemli parçalarının gözden kaçmasına neden olabilir.
Bu nedenle konuşmayı desteklerken önce çocuğun iletişim kurma isteğine ve kullandığı sözsüz iletişim yollarına bakmak önemlidir.
Konuşma ile İletişim Aynı Şey Değildir
Konuşma, iletişim kurmanın yollarından biridir ancak iletişimin tamamı değildir.
Bir çocuk elinizi tutup istediği yere götürebilir. İstediği oyuncağı size uzatabilir. Bir şey açılmadığında yüzünüze bakabilir. Sevdiği oyunun devam etmesi için hareketinizi bekleyebilir veya bir nesneyi göstermek amacıyla size getirebilir.
Bunların hiçbirinde kelime kullanılmayabilir ancak ortada bir iletişim vardır.
Bu nedenle çocukların gelişimini değerlendirirken yalnızca söyledikleri kelimeleri saymak yeterli değildir.
Şu sorular da önemlidir:
Çocuk bir şey istediğinde bunu nasıl belli ediyor?
Yardıma ihtiyacı olduğunda bir yetişkine yöneliyor mu?
İlgisini çeken bir şeyi başka biriyle paylaşmaya çalışıyor mu?
Karşılıklı bir oyunu sürdürebiliyor mu?
Bir yetişkinin hareketlerine ve yüz ifadelerine dikkat ediyor mu?
Bu davranışlar iletişimin temelini oluşturan önemli beceriler hakkında bilgi verir.
Jestler Neden Önemlidir?
İşaret etmek, el sallamak, başıyla evet veya hayır anlamında hareket etmek ve bir şeyi göstermek amacıyla yetişkine uzatmak günlük yaşamda sık kullanılan jestlerdir.
Çocuk henüz konuşmuyorsa bu jestler onun çevresindeki insanlarla daha etkili iletişim kurmasını sağlayabilir.
Örneğin çocuk su istediğinde yalnızca ağlamak yerine bardağı gösterebiliyorsa iletişim daha anlaşılır hale gelir.
Burada amaç çocuğun jest kullanmasını sağlayıp konuşmayı ertelemek değildir. Tam tersine, çocuğun iletişim kurabileceğini ve iletişimin bir sonuç oluşturduğunu deneyimlemesini sağlamaktır.
Yetişkin de çocuğun kullandığı jesti kelimeyle eşleştirebilir.
Çocuk suyu gösterdiğinde:
“Su istiyorsun.”
gibi kısa ve doğal bir ifade kullanılabilir.
Böylece çocuğun mevcut iletişim davranışına dil eklenmiş olur.
Çocuk İstediği Şeyi Sizin Elinizi Kullanarak Yapıyorsa?
Bazı çocuklar yetişkinin elini bir araç gibi kullanabilir.
Örneğin açılmasını istediği kutunun üzerine annenin elini götürebilir veya ulaşamadığı bir oyuncağı almak için yetişkini çekerek dolaba götürebilir.
Bu davranış aslında önemli bir başlangıçtır. Çocuk, başka bir insanın ihtiyacını karşılamasına yardımcı olabileceğini fark etmiştir.
Ancak zamanla iletişimi daha anlaşılır hale getirecek yeni yollar öğretilebilir.
Çocuk sizi dolaba götürdüğünde hemen oyuncağı vermek yerine kısa bir fırsat oluşturulabilir. Oyuncağı göstermek, işaret etmek, bir görsel kullanmak veya çocuğun mevcut düzeyine uygun başka bir iletişim davranışı desteklenebilir.
Burada amaç çocuğu konuşmaya zorlamak değildir.
Amaç, iletişim yollarını çeşitlendirmektir.
İletişim Kurması İçin Biraz Fırsat Bırakıyor muyuz?
Çocuğunu çok iyi tanıyan aileler onun ne istediğini çoğu zaman daha çocuk ifade etmeden anlayabilir.
Bardağı boşaldığında hemen su doldurulur.
Sevdiği oyuncak raftan indirilir.
Kapalı kutu çocuk istemeden açılır.
Bu yaklaşım günlük yaşamı kolaylaştırır ancak bazen çocuğun iletişim başlatabileceği doğal fırsatları da azaltabilir.
Bu nedenle her ihtiyacı özellikle zorlaştırmak gerekmese de gün içinde küçük iletişim fırsatları oluşturulabilir.
Örneğin sevdiği bir oyuncağın bulunduğu şeffaf kutu kapalı bırakılabilir.
Çocuk kutuyu açamadığında hemen müdahale etmek yerine birkaç saniye beklenebilir.
Çocuk size baktığında, kutuyu uzattığında veya yardım istediğini başka bir şekilde gösterdiğinde yetişkin:
“Açalım.”
diyerek yardımcı olabilir.
Bu birkaç saniyelik bekleme, çocuğa iletişimi başlatması için alan bırakır.
Uzun Cümleler Yerine Kısa ve Anlamlı Dil
Çocuğun konuşmasını desteklemek isteyen yetişkinler bazen mümkün olduğunca çok konuşmanın daha faydalı olduğunu düşünebilir.
Ancak özellikle dili henüz gelişmekte olan çocuklarda uzun açıklamalar anlamayı zorlaştırabilir.
Çocuk arabayla oynarken:
“Şimdi kırmızı arabayı alıp buradan aşağı doğru hızlıca sürdürelim, sonra da diğer arabanın yanına götürelim.”
demek yerine:
“Araba gidiyor.”
“Çok hızlı!”
“Durdu.”
gibi kısa ifadeler kullanılabilir.
Çocuğun dikkat ettiği etkinlik hakkında konuşmak, kelimelerin anlamını bağlam içinde öğrenmesini kolaylaştırabilir.
Amaç yetişkinin sessiz kalması değildir. Çocuğun anlayabileceği düzeyde ve anlamlı biçimde konuşmaktır.
Soru Yağmuruna Dikkat
Çocukla iletişim kurmaya çalışırken yetişkinlerin farkında olmadan yaptığı şeylerden biri sürekli soru sormaktır.
“Bu ne?”
“Ne renk?”
“Bu kim?”
“Araba ne yapıyor?”
“Kaç tane var?”
Bir noktadan sonra oyun, sohbet olmaktan çıkıp küçük çaplı sözlü sınava dönüşebilir. Çocuk da doğal olarak mülakata katılmak istemeyebilir.
Sorular tamamen kaldırılmak zorunda değildir ancak soru ile yorum arasında denge kurulabilir.
Çocuk oyuncak köpeği tutuyorsa:
“Köpek koşuyor.”
“Acıkmış.”
“Hop, düştü!”
gibi ifadeler oyunun içinde daha doğal iletişim fırsatları oluşturabilir.
Çocuğun İletişim Girişimlerini Fark Etmek
İletişim her zaman yetişkinin beklediği biçimde ortaya çıkmayabilir.
Çocuk bir saniyelik bakışla, elinizi çekerek, bir nesneyi size uzatarak veya çıkardığı bir sesle bir şey anlatmaya çalışabilir.
Bu küçük girişimler fark edilip anlamlı biçimde karşılandığında çocuk iletişimin işe yaradığını öğrenir.
Örneğin çocuk baloncuk oyununda baloncuklar durduktan sonra yetişkine bakıyorsa bu bakış “Devam et” anlamına geliyor olabilir.
Yetişkin:
“Bir daha!”
deyip yeniden baloncuk çıkarabilir.
Zamanla bu iletişim davranışına jest, ses veya kelime eklenebilir.
Büyük becerilerin çoğu küçük iletişim girişimlerinin üzerine kurulur.
Konuşmayı Beklerken İletişimi Kaçırmayalım
Aile için ilk kelimeleri duymak elbette heyecan vericidir. Ancak çocuğun iletişim gelişimini yalnızca konuşmaya indirgememek gerekir.
İletişim kurmak için başka bir insana yönelmek, yardım istemek, seçim yapmak, reddetmek, ilgisini paylaşmak ve karşılıklı etkileşimi sürdürebilmek günlük yaşam açısından son derece değerlidir.
Özel eğitim sürecinde de hedef yalnızca çocuğun belirli sayıda kelime söylemesi olmamalıdır.
Çocuğun sahip olduğu iletişim yolları, hangi amaçlarla iletişim kurduğu ve öğrendiği becerileri günlük yaşamda kullanıp kullanamadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Bazı çocuklarda konuşma gelişirken bazı çocukların farklı iletişim desteklerine ihtiyacı olabilir. Bu nedenle her çocuk için aynı yöntem veya aynı gelişim hızını beklemek uygun değildir.
Önemli olan çocuğun mevcut becerilerinden başlayarak daha bağımsız, anlaşılır ve işlevsel iletişim kurabilmesini desteklemektir.
PERA İZMİR