Bir oyuncağı sürekli aynı şekilde döndürmek, nesneleri sıraya dizmek, aynı cümleyi tekrar tekrar söylemek, ellerini sallamak veya belirli bir hareketi uzun süre yapmak… Otizmli çocuklarda görülebilen tekrarlayıcı davranışlar ailelerin en çok merak ettiği konulardan biridir.

Ailelerin ilk düşüncesi çoğu zaman “Bu davranışı nasıl bıraktırabiliriz?” olur. Ancak tekrarlayıcı bir davranışın görülmesi, o davranışın mutlaka ortadan kaldırılması gerektiği anlamına gelmez.

Asıl önemli olan davranışın neden ortaya çıktığını, çocuğa ne sağladığını ve günlük yaşamını ne ölçüde etkilediğini anlamaktır.

Tekrarlayıcı Davranış Nedir?

Tekrarlayıcı davranışlar aynı hareketin, etkinliğin, sözün veya ilgi alanının sık biçimde tekrar edilmesi şeklinde görülebilir.

Örneğin çocuk:

  • oyuncak arabaların tekerleklerini uzun süre çevirebilir,
  • oyuncakları sürekli aynı sırayla dizebilir,
  • aynı videonun belirli bölümünü tekrar tekrar izlemek isteyebilir,
  • duyduğu bir sözü veya cümleyi tekrar edebilir,
  • ellerini sallayabilir veya bedenini ileri geri hareket ettirebilir,
  • belirli konular hakkında sürekli konuşmak isteyebilir,
  • bir oyunu her seferinde aynı biçimde oynamayı tercih edebilir.

Bu davranışların görünümü ve yoğunluğu her çocukta farklı olabilir.

Bu nedenle yalnızca davranışın varlığına bakarak çocuğun ne kadar desteğe ihtiyaç duyduğuna karar vermek doğru değildir.

Çocuk Bu Davranışı Neden Yapıyor Olabilir?

Tekrarlayıcı davranışların tek bir nedeni yoktur.

Bazı davranışlar çocuğun kendisini düzenlemesine yardımcı olabilir. Heyecanlandığında, yorulduğunda, beklemek zorunda kaldığında veya yoğun bir ortamda bulunduğunda tekrarlayıcı hareketlerinin arttığı görülebilir.

Bazı davranışlar ise çocuğun ilgisini çeken bir duyusal deneyim nedeniyle sürdürülebilir. Dönen bir tekerleği izlemek, belirli bir sesi tekrar dinlemek veya bir nesneye dokunmak çocuk açısından keyifli olabilir.

Bazen de davranışın arkasında öngörülebilirlik ihtiyacı bulunabilir.

Çocuk aynı oyunu aynı sırayla oynadığında ne olacağını bilir. Oyuna başka biri müdahale ettiğinde veya düzen değiştiğinde ise zorlanabilir.

Dolayısıyla “Bunu neden sürekli yapıyor?” sorusunun cevabı her çocuk ve hatta aynı çocuk için farklı zamanlarda değişebilir.

Her Tekrarlayıcı Davranış Durdurulmalı mı?

Hayır.

Bu ayrım oldukça önemlidir.

Bir çocuk evde kendi kendine oynarken birkaç dakika boyunca arabalarını sıraya diziyorsa ve sonrasında başka etkinliklere geçebiliyor, iletişim kurabiliyor ve günlük yaşamını sürdürebiliyorsa sırf tekrarlayıcı olduğu için bu davranışı engellemeye çalışmak gerekli olmayabilir.

Benzer şekilde çocuk heyecanlandığında kısa süre ellerini sallıyor ancak bu davranış kendisine veya çevresine zarar vermiyorsa tek hedef davranışı ortadan kaldırmak olmamalıdır.

Müdahale kararında şu sorular daha anlamlıdır:

Davranış çocuğun öğrenmesini engelliyor mu?

İletişim ve sosyal etkileşim fırsatlarını ciddi biçimde azaltıyor mu?

Günlük yaşamını veya bağımsızlığını etkiliyor mu?

Çocuğun başka etkinliklere geçmesini güçleştiriyor mu?

Kendisine veya başkasına zarar verme riski oluşturuyor mu?

Bu soruların cevapları, davranışın yalnızca görünüşünden çok daha fazla bilgi verir.

Oyuncakları Sürekli Sıraya Diziyorsa Ne Yapılabilir?

Çocuğun ilgisini tamamen ortadan kaldırmak yerine bu ilgiyi yeni beceriler öğretmek için kullanmak çoğu zaman daha işlevseldir.

Örneğin çocuk arabaları sıraya dizmeyi seviyorsa yetişkin doğrudan arabaları dağıtıp farklı bir oyun başlatmak yerine önce çocuğun oyununa katılabilir.

Ardından küçük değişiklikler eklenebilir.

Bir araba garaja gidebilir.

Bir araba benzin alabilir.

Arabaların arasına bir otobüs eklenebilir.

İki araba yarışabilir.

Böylece çocuğun sevdiği etkinlik korunurken oyun repertuvarı yavaş yavaş genişletilebilir.

Amaç “Artık araba dizmeyeceksin” demek değil, “Arabalarla başka neler yapabiliriz?” sorusuna yeni cevaplar kazandırmaktır.

Aynı Soruyu Tekrar Tekrar Soruyorsa?

Bazı çocuklar cevabını bildikleri bir soruyu bile tekrar tekrar sorabilir.

“Yarın okula gidecek miyiz?”

“Anne ne zaman gelecek?”

“Sonra parka gidecek miyiz?”

Bu durumda yalnızca tekrar eden konuşmayı kesmeye çalışmak yerine çocuğun bu soruyu neden sorduğunu düşünmek gerekir.

Bazen çocuk gerçekten bilgi istemektedir. Bazen yaklaşan bir olayla ilgili kaygısını azaltmaya çalışmaktadır. Bazen de sohbet başlatmanın başka yollarını henüz yeterince bilmiyordur.

Örneğin günün programını sürekli soran bir çocuk için basit bir görsel günlük plan kullanmak, belirsizliği azaltabilir.

Sohbet başlatmak için aynı soruyu kullanan bir çocukta ise farklı iletişim yollarının öğretilmesi daha anlamlı olabilir.

Aynı görünen davranışın işlevi farklı olduğunda müdahale de farklılaşır.

Davranışı Aniden Engellemek Neden Sorun Oluşturabilir?

Çocuğun kendisini düzenlemek için kullandığı bir davranışı hiçbir alternatif sunmadan engellemek bazen huzursuzluğu artırabilir.

Örneğin beklerken sürekli hareket eden bir çocuğa yalnızca “Dur, yapma” demek davranışı kısa süreli durdurabilir. Ancak çocuğun bekleme sırasında ne yapacağını öğrenmesini sağlamaz.

Bunun yerine uygun bir bekleme etkinliği, görsel süre göstergesi, kısa hareket molası veya çocuğun kullanabileceği başka bir düzenleme yöntemi planlanabilir.

Özel eğitimde amaç yalnızca istenmeyen davranışı azaltmak değildir.

Çocuğa yerine kullanabileceği daha işlevsel bir beceri kazandırmak da gerekir.

Ne Zaman Profesyonel Değerlendirme Gerekebilir?

Tekrarlayıcı davranışların çocuğun günlük yaşamına belirgin biçimde müdahale ettiği durumlarda ayrıntılı değerlendirme yararlı olabilir.

Örneğin çocuk bir etkinliği tamamlamadan diğerine geçemiyor, küçük değişikliklerde yoğun biçimde zorlanıyor, tekrarlayıcı davranış nedeniyle eğitim etkinliklerine katılamıyor veya iletişim fırsatlarının büyük bölümünü kaçırıyorsa davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığı incelenebilir.

Burada önemli olan yalnızca davranışın sayısını azaltmak değil, çocuğun ihtiyaç duyduğu becerileri belirlemektir.

Çocuğun iletişim becerileri mi sınırlı?

Bekleme becerisi mi zor?

Değişiklikleri anlamakta mı güçlük yaşıyor?

Boş zamanını nasıl değerlendireceğini mi bilmiyor?

Duyusal düzenlemeye mi ihtiyaç duyuyor?

Bu sorular eğitim hedeflerinin belirlenmesinde daha yol göstericidir.

Aileler Evde Nasıl Gözlem Yapabilir?

Davranışın hangi durumlarda arttığını birkaç gün gözlemlemek oldukça faydalı olabilir.

Örneğin küçük bir not tutulabilir:

Davranıştan önce ne oldu?

Çocuk ne yaptı?

Davranış ne kadar sürdü?

Sonrasında ne oldu?

Bir süre sonra bazı örüntüler ortaya çıkabilir.

Çocuğun özellikle beklerken, kalabalık ortamda, istediği etkinlik sona erdiğinde veya ne yapacağını bilmediği boş zamanlarda aynı davranışı daha fazla yaptığı fark edilebilir.

Bu bilgi, davranışın kendisinden çok daha değerlidir.

Amaç Çocuğu “Daha Az Otistik Görünür” Hale Getirmek Değildir

Tekrarlayıcı davranışlara müdahale ederken önemli bir sınır vardır.

Bir davranış yalnızca çevredeki yetişkinlere farklı göründüğü için eğitim hedefi haline getirilmemelidir.

Özel eğitimde temel soru çocuğun dışarıdan nasıl göründüğü değil, davranışın çocuğun öğrenmesini, iletişimini, bağımsızlığını ve günlük yaşama katılımını nasıl etkilediğidir.

Çocuğa zarar vermeyen ve yaşamını belirgin biçimde sınırlamayan bazı tekrarlayıcı davranışlar onun kendisini düzenleme veya keyif alma yollarından biri olabilir.

Buna karşılık günlük yaşamı zorlaştıran davranışlarda yalnızca “yapma” demek yerine davranışın işlevini anlamak ve çocuğa alternatif beceriler kazandırmak daha işlevsel bir yaklaşım olacaktır.

Çünkü bazen yetişkinin gördüğü şey yalnızca tekrar eden bir harekettir. Çocuğun açısından bakıldığında ise aynı davranış bir ihtiyacı, bir iletişim girişimini veya kendisini düzenleme biçimini ifade ediyor olabilir.


PERA İzmir

Bilgi almak için hemen arayın