
Tuvalet eğitimi birçok aile için çocukluk döneminin önemli basamaklarından biridir. Otizmli çocuklarda ise bu süreç bazen beklenenden daha uzun sürebilir veya farklı bir öğretim yaklaşımı gerektirebilir.
Çocuk bezinin ıslak olmasından rahatsız olmayabilir, tuvalet ihtiyacını söylemeyebilir, banyoya girmek istemeyebilir veya tuvaleti yalnızca belirli bir ortamda kullanabilir. Bazı çocuklar ise tuvalete oturmayı öğrenmesine rağmen ihtiyacı geldiğinde kendiliğinden tuvalete gitmekte zorlanabilir.
Bu durumlarda yalnızca çocuğun yaşına bakarak “Artık öğrenmesi gerekiyor” demek çoğu zaman yeterli değildir. Tuvalet eğitimine başlamadan önce çocuğun hazır oluşunu, iletişim becerilerini, günlük rutinlerini ve tuvalet ortamına verdiği tepkileri birlikte değerlendirmek daha işlevseldir.
Tuvalet Eğitimine Başlamak İçin Belirli Bir Yaş Var mı?
Çocukların gelişim hızları birbirinden farklıdır. Bu nedenle yalnızca takvim yaşına göre tuvalet eğitimine başlanması gerektiğini söylemek doğru olmaz.
Hazır oluş konusunda bazı davranışlar aileye fikir verebilir.
Çocuğun gün içerisinde belirli sürelerle kuru kalabilmesi, tuvaletini yaptığı zamanlarda belli bir düzen görülmesi, basit yönergeleri takip edebilmesi ve kısa süre oturabilmesi süreci kolaylaştırabilir.
Bununla birlikte çocuk henüz tuvalet ihtiyacını sözel olarak ifade etmiyor diye tuvalet becerilerinin hiç çalışılamayacağı düşünülmemelidir.
Konuşmayan veya sınırlı konuşan bir çocuk, tuvalet ihtiyacını bir görsel göstererek, işaret ederek veya başka bir iletişim yöntemi kullanarak ifade etmeyi öğrenebilir.
Burada hedef yalnızca “tuvalet” kelimesini söylemek değil, çocuğun ihtiyacını işlevsel bir şekilde bildirebilmesidir.
Önce Çocuğun Tuvalet Düzenini Gözlemleyin
Eğitime başlamadan önce birkaç gün boyunca çocuğun mevcut düzenini gözlemlemek oldukça yararlı olabilir.
Aileler hangi saatlerde bezin ıslandığını veya bağırsak hareketlerinin genellikle hangi zamanlarda gerçekleştiğini not edebilir.
Örneğin çocuğun çoğu gün kahvaltıdan belirli bir süre sonra tuvalet ihtiyacı oluşuyorsa bu bilgi eğitim planlanırken kullanılabilir.
Böylece çocuğu gün boyunca rastgele ve çok sık tuvalete götürmek yerine, ihtiyacının ortaya çıkma ihtimalinin daha yüksek olduğu zamanlar belirlenebilir.
Bu küçük ayrıntı önemlidir. Çünkü çocuk tuvalete sürekli götürülüp uzun süre bekletildiğinde tuvalet ortamı zamanla onun için yorucu bir etkinliğe dönüşebilir.
Amaç banyoda saatler geçirmek değil, doğru zamanda doğru fırsatı oluşturabilmektir.
Tuvalete Girmek Neden Zor Olabilir?
Bazı otizmli çocuklarda tuvalet eğitiminin önündeki engel tuvalet kontrolünden çok ortamın kendisi olabilir.
Sifonun sesi, el kurutma makinesi, banyonun kokusu, klozetin yüksekliği, oturma yüzeyinin hissi veya ayakların yere değmemesi çocuğu rahatsız edebilir.
Bazen çocuk evdeki tuvaleti kullanırken okulda veya dışarıdaki bir tuvalete girmeyi reddedebilir.
Bu nedenle çocuk banyoya girmekte zorlanıyorsa yalnızca “Tuvaletini yapmak istemiyor” şeklinde yorumlamak yerine ortamın hangi bölümünün zorlayıcı olduğu gözlemlenmelidir.
Gerekirse süreç küçük basamaklara ayrılabilir.
Önce banyoya girmek, ardından kısa süre tuvaletin yanında durmak, daha sonra klozete oturmak gibi aşamalar ayrı ayrı çalışılabilir.
Çocuğun ayaklarının desteklenmesi veya uygun bir klozet aparatı kullanılması da bazı çocuklarda oturmayı kolaylaştırabilir.
Görsel Rutinler Tuvalet Eğitiminde Nasıl Kullanılabilir?
Tuvalet süreci yetişkin için oldukça basit görünür. Ancak aslında birçok küçük adımdan oluşur.
Tuvalete gitmek, kıyafetleri uygun şekilde indirmek, klozete oturmak, temizlenmek, kıyafetleri düzeltmek, sifonu çekmek ve elleri yıkamak…
Çocuğun bütün bu aşamaları tek bir yönergeyle yapmasını beklemek zor olabilir.
Bu nedenle sürecin basit görsellerle sıraya konulması bazı çocuklar için faydalı olabilir.
Örneğin banyoda sırasıyla:
Pantolonu indir → tuvalete otur → temizlen → giyin → sifonu çek → ellerini yıka
şeklinde resimli bir rutin bulunabilir.
Burada görsellerin amacı banyoyu süslemek değildir. Çocuk bir süre sonra yetişkinin sürekli sözlü hatırlatmasına ihtiyaç duymadan sıradaki adımı görselden takip edebiliyorsa, görsel destek bağımsızlığı artıran bir araç haline gelir.
Tuvalete Yaptığında Nasıl Tepki Vermeliyiz?
Yeni öğrenilen becerilerde çocuğun doğru davranışının hemen fark edilmesi önemlidir.
Tuvaletini uygun yere yaptığında kısa ve anlaşılır bir geri bildirim verilebilir:
“Tuvaletini klozete yaptın.”
Ardından çocuğun özelliklerine göre sosyal övgü veya uygun bir pekiştirme kullanılabilir.
Ancak ödül sistemleri plansız şekilde kullanılmamalıdır. Her tuvalete girişte büyük ödüller vermek yerine hangi davranışın desteklendiğinin açık olması gerekir.
Örneğin hedef yalnızca klozete oturmak mı, tuvaletini yapmak mı, yoksa ihtiyacını kendiliğinden bildirip tuvalete gitmek mi?
Hedef net olmadığında çocuk ile yetişkinin aynı oyunun farklı kurallarını oynadığı o klasik insanlık hâli ortaya çıkıyor. 🙂
Kazalar Olduğunda Ne Yapılmalı?
Tuvalet eğitimi sırasında kazaların yaşanması olağandır.
Çocuğu azarlamak, utandırmak veya “Sen artık büyüdün” gibi ifadeler kullanmak öğrenmeyi kolaylaştırmaz.
Bunun yerine sakin biçimde temizlik yapılabilir ve uygun davranış yeniden hatırlatılabilir.
Daha önemlisi kazanın neden gerçekleştiğine bakmaktır.
Çocuk ihtiyacını fark etmedi mi?
Oyunu bırakmak istemedi mi?
Tuvalet çok mu uzaktaydı?
İhtiyacını nasıl bildireceğini bilmiyor muydu?
Kıyafetlerini zamanında çıkaramadı mı?
Bu sorular bir sonraki eğitim hedefini belirlemeye yardımcı olabilir.
Evde Öğrendi Ama Dışarıda Yapmıyorsa?
Bir becerinin bir ortamda öğrenilmesi, farklı ortamlarda otomatik olarak kullanılacağı anlamına gelmez.
Çocuk evde kendi banyosunu kullanmayı öğrenmiş olabilir ancak okulun, alışveriş merkezinin veya başka bir evin tuvaletinde zorlanabilir.
Bu durum her zaman becerinin kaybolduğu anlamına gelmez. Çocuk henüz öğrendiği beceriyi farklı ortamlara genelleyememiş olabilir.
Bu nedenle tuvalet becerisi yerleştikten sonra farklı tuvaletlerde kullanım kontrollü ve kademeli biçimde desteklenebilir.
Aynı durum farklı kişiler için de geçerlidir. Çocuk yalnızca annesi yanındayken tuvalet rutinini tamamlıyorsa zamanla diğer bakım verenlerle de beceriyi gerçekleştirebilmesi hedeflenebilir.
Hedef Yalnızca Bezi Bırakmak Değildir
Tuvalet eğitimi çoğu zaman “bezden kurtulmak” üzerinden değerlendirilir. Oysa uzun vadede çok daha geniş bir bağımsızlık becerisinden söz ediyoruz.
Çocuğun ihtiyacını fark etmesi, bunu uygun şekilde ifade etmesi, tuvalete gitmesi, kıyafetlerini yönetmesi, temizliğini yapması ve el yıkama rutinini tamamlaması birbirinden ayrı becerilerdir.
Bir çocuk bunların bazılarını bağımsız yaparken bazı aşamalarda desteğe ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle özel eğitim sürecinde “Tuvalet eğitimi var/yok” şeklinde tek bir hedef yerine hangi basamakların bağımsız yapılabildiği değerlendirilmelidir.
Aile ile eğitimcinin benzer yöntemler kullanması da öğrenmenin farklı ortamlara aktarılmasını kolaylaştırabilir.
Tuvalet eğitiminin hızı her çocukta aynı olmayacaktır. Önemli olan çocuğu başka çocuklarla karşılaştırmak değil, mevcut becerilerini doğru değerlendirerek küçük, öğretilebilir ve işlevsel basamaklarla bağımsızlığa doğru ilerlemektir.
PERA İZMİR